
Tasarıyı ”tali komisyon” sıfatıyla ele alan Komisyon, tasarının tümü üzerinde geçen hafta başladığı görüşmeleri, bugün de sürdürdü.
Görüşmeler başlamadan önce CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, usul hakkında söz aldı. Serindağ, komisyon başkanının, öncelikle gelen tasarı ve tekliflerin anayasaya uygun olup olmadığını kontrol etmesi gerektiğini söyledi.
Serindağ, Anayasa’nın 91. maddesinin, KHK çıkarma yetkisini düzenlediğini, KHK’ların, Resmi Gazete’de yayımladığı gün yürürlüğe girip, TBMM’ye sunulduğunu anımsattı. Serindağ, komisyonun gündeminde KHK’lar varken, diğer konuların görüşülmesini, Anayasa’ya uygun görmediğini ifade etti.
TBMM’nin asli görevlerinden birinin yasama olduğuna işaret eden Serindağ, Meclisin, KHK’lar ile bu görevini fiilen devrettiğini savundu. Serindağ, TBMM’nin yasama yetkisini devredemeyeceğini, bu yetkiye sahip çıkmaları gerektiğini söyledi.
İçişleri Komisyonu Başkanı Muammer Güler, komisyonlarına 1984′ten bu yana 34 KHK sevk edildiğini, bunlardan 8′inin esas komisyon olarak gündemde olduğunu bildirdi. Güler, son yetki kanununa dayanılarak çıkarılan 4 KHK’nın da tali komisyon olarak gündemlerinde bulunduğunu, bunları görüşmeleri halinde dönem sonuna kadar başka iş yapamayacaklarını anlattı.
-”Karşılıklılık esasına riayet edilecek mi?”-
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer de 11 Eylül 2001 eyleminin doğrudan maliyetinin 27,2 milyar dolar olarak hesaplandığını, Türkiye’nin terörle mücadelede mali kayıplarının 1984′ten bugüne kadar yaklaşık 300 milyar doları bulduğunu savundu. Dinçer, bölücü terör örgütünün eylemlerinde 30 binin üzerinde vatandaşın hayatını kaybettiğini dile getirerek, ”Oysa 1. ve 2. İnönü, Kütahya-Eskişehir, Sakarya Muharebelerinde 9 bin 161 şehit verilmiştir” dedi.
Terörün finansmanı konusuna yaklaşımların tüm ülkelerde farklı, tutarsız ve asimetrik olduğunu, usuller ve süreçlerin şeffaflık içermediğini belirten Dinçer, ”Kriterler belirsizdir, önleyici ve geçici tedbirlerin süresi devamlı uzatılmaktadır, bunlara maruz kalanlar üzerinde çok ağır etkiler yaratmaktadır, hatalar sürekli tekrarlanmaktadır ve kimin terörist olduğu, kiminse olmadığı konusundaki görüş ayrılıkları yakın bir gelecekte çözüleceğe de benzememektedir. Bu nedenle yapılacak yeni düzenlemede çok dikkatli ve titiz davranılmalıdır” diye konuştu.
Dinçer, Hükümet’in, tasarıyla, mahkeme süreci başlatmadan bu suçu işlediğini düşündüğü vatandaşların mal varlığına el koymayı yasal hale getirmek istediğini ifade ederek, ”Günümüzde iktidar tarafından, kendisine muhalif kesimler için kolayca sarf ettiği terör suçlaması nedeniyle yüzlerce kişinin, hatta milletvekillerinin, çoğu zaman dayanaksız bir şekilde hapislerde tutulduğu düşünüldüğünde, bu kanunun nasıl kullanılacağını tahmin etmek hiç de zor değildir” dedi.
Türkiye’de son yıllarda yapılan operasyonların medyatik şovlara öne süren Dinçer, sözlerini, ”Aynı şovların Hükümetin emrinde olan Değerlendirme Komisyonunca da yapılabileceği göz ardı edilmemelidir. Tasarıya bu operasyonların şova dönüşmemesi için yayın yasağı getiren hükümler eklenmelidir” diye sürdürdü.
Dinçer, tasarıda yer alan Değerlendirme Komisyonu’nda Gümrük Müsteşarlığının olmamasını, komisyon toplantıları için ücret ödenmesini eleştirdi.
Tasarının, uluslararası hükümlülüğü yerine getirmek için hazırladığının ifade edildiğini vurgulayan Dinçer, ”ABD ve AB’nin tavrı bize aynı olacak mı; hiç sanmıyorum. Karşılıklılık esasına riayet edilecek mi, bu konuda da tereddütlerim var” dedi.
Dinçer, mal varlığının doldurulması kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla kişiye tebliğ edilmiş sayıldığını ifade ederek, tebliğin kişilere yapılması gerektiğini belirtti.
-”Varlık Yasası’nın başka versiyonu”-
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, terörle mücadelede uluslararası hukukun, tasarının gerekli olduğunu ancak mal varlığına el koymanın, bir cezaya dönüşmemesi için adaletin hassas terazisini iyi ölçmeleri gerektiğini ifade etti.
Havutça, mal varlığına el koymanın, tehdit, şantaj aracı olacağı eleştirilerine işaret ederek, Türkiye’de mal varlığının dondurulmasının nasıl yapılacağı konusunun tasarıda açıkça yer almadığını söyledi. Havuçta, tasarının yeniden düzenlenmesini, yeni mağduriyetlere yol açmamasını istedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, tasarıyı, ”Kürtlerle, muhaliflerle ilgili, Varlık Yasası’nın başka bir versiyonu” olarak değerlendirdi.
Sakık, ”Bu yasalar kandan kanunlardır, kandan kanunlar bu sorunları çözmez. Sorunun çözümüyle ilgili samimiyseniz müzakereler bıraktığınız yerden başlamalısınız. Dünyada 35 bin civarında terör suçundan yargılamalar var, 13 bini bizim ülkemizde. Bunu çözmemiz gerekirken yeniden Aşkale’ler yaratıyoruz” diye konuştu.
Sırrı Sakık, bölgedeki iş adamlarının, feryat ettiğini, mal varlığıyla ilgili endişelerinin bulunduğunu söyledi.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de tasarıda, şüphelilerin hangi kriterlere göre belirleneceğinin eksik olduğunu öne sürerek, ”Asıl olan malın dondurulması değil, daha vahim olanı, sizin olağan şüpheli sayılıp, bütün ticari ve diğer ilişkilerinizin mercek altına alınması. Bu, muhalif imha etme operasyonu, 6-7 Eylül’dür” görüşünü savundu.
-”Bu tasarıyı niye bu kadar geciktirdi”-
MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, 1984′te başlayan saldırıların 40 binden fazla kişinin hayatına mal olduğunu belirterek, ”AKP bu tasarıyı niye bu kadar geciktirdi anlamadım. Terör 27 yıldır var; üçte biri AKP iktidarıyla geçmiştir” dedi.
CHP’li Ali Serindağ da terörün önlenmesinde uluslararası işbirliğinin önemine işaret ederek, tasarının maddelerinin her türlü yoruma açık olduğunu, kesin hükümler içermediğini, terör suçu ve örgütü tanımı yapılmadığını söyledi.
Serindağ, tasarıyla Terörle Mücadele Yasasının (TMY) 8. maddesinin kaldırıldığını ileri sürerek, tasarının yeniden ele alınmasını, eksikliklerinin giderilmesini istedi.
Adalet Bakanlığı Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürü Yüksel Hız da tasarı hakkında bilgi verdi. Hız, yabancı ülkenin, talepte bulunduğu zaman otomatik dondurma kararının olmayacağını, Değerlendirme Komisyonu’nun değerlendireceğini, ciddi deliller ve karşılıklılık ilkesinin olacağını söyledi. Hız, Bakanlar Kurulunun karar alacağını, Resmi Gazete’de yayımlanacağını, Değerlendirme Komisyonu’nun harekete geçeceğini, sonra mal varlığınını dondurulacağını anlattı.
Tasarının yapım sürecinde yer alan Prof. Dr. İzzet Özgenç de tasarıya karşılıklılık ilkesi koyduklarına işaret etti.
Mal varlığının dondurulabilmesi için soruşturmaya gerek olmadığını dile getiren Özgenç, ”Soruşturma başlatılacaksa bu düzenlemeye ihtiyaç yok çünkü, diğer kanunlardaki hükümler bizim ihtiyacımızı karşılıyor. Sorun; soruşturma başlatılmadan talepte bulunulması halinde işleyecek mekanizma. Birisinin mal varlığını, herhangi bir suçla ilişkilendirmeden dondurma yoluna gittiğinizde bunun süresinin olması lazım. Süre konulması girişimimiz oldu, ABD ve OECD karşı çıkıyor” diye konuştu.
Özgenç, TÜPRAŞ’ın mal varlığının dondurulması yönünde bir sorun yaşandığını hatırlattı. Özgenç, ABD ile AB arasında bir sözleşme imzalandığını, bunun gereği olarak AB üyesi ülkelerdeki fon transferlerinin, ABD tarafından izlenmeye başlandığını anlattı. Özgenç, Türkiye’nin bu anlaşmaya taraf olmadığını ancak Türkiye bu ağın içinde bulunduğu için Türkiye’deki fon transferinin ABD tarafından izlendiğini söyledi.
ABD’nin, geçen yıl fon transferinde kullanılan kavramdan dolayı harekete geçtiğini ifade eden Özgenç, İspanya Milli Bankasına İran Bankası’ndan para transferi gerçekleştiğini, bunun üzerine AB’nin paranın dondurulması kararı aldığını hatırlattı. Özgenç, İspanya Milli Bankasının karara karşı çıktığını, 11 Eylül 2001 öncesindeki bir karar nedeniyle ödenen bir para olduğu yönündeki açıklamasından sonra kararın kaldırıldığını anlattı.
Özgenç, ”Birileri sistemi harekete geçiriyor, dışardan talep geliyor, Türkiye’den talebin gereğinin yerine getirilmesi isteniyor, mevzuatta düzenleme isteniyor. ‘Terör örgütüne yönelik toplanan fonun dondurulması yönünde bir düzenleme yap’ demiyor. ‘Senden talepte bulunduğumda yerine getir’ diyor. Türkiye’de bizim de öyle talepte bulunmamız halinde siz de aynı şeyi yapın diyoruz” diye konuştu.
Tasarının tümü üzerinde görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerine geçilmesi kabul edildi.
Komisyonun, gelecek hafta tasarının maddelerini görüşmeye devam etmesi kararlaştırıldı.